SENİ BİR SONRAKİ BAHARDA SEVEYİM DİYE BİR ÖNCEKİ BAHARDA SEVDİM

31/5/2007 -

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

31/5/2007 - OMAYRA

Kategori: siir

Cevabı ömür süren bir soru bıraktım sana

Mendili kan kokan sevgili arkadaşım

Usta bakışların keşfettiği rahatlıkla arkama yaslandım

elimde şah mat yüzüğümde tek taş siyanür

adınla bulunan bir aşkın,bir maceranın

macerasında

yolun sonunu söylüyordu

günahkar iki melek olan sağdıçlarım

 

al birkaç bulutlu sözcük

atlasını sırtında taşıyan çalınmış bir zaman

mekik,taflan,kar kesadı bir iklim

aşk mı macera mı dersin bu uzun seferberlik

bu ilişkinin topoğrafyasını

mezhepler tarihinden bulup çıkardım

adanan boynunda o gümüş zincir

bilmiyorsun arması sallanıyor ucunda

işte yazgının kara zırhlısı!

Kork!kutsal kitaplardaki kadar kork!

Çünkü hiçtir bütün duygular

Korkunun verimi yanında

 

BENİM RUHUM NEHİRLER KADAR DERİN!

KIZIL KISRAKLAR GİBİ ÜSTÜMDEN GEÇECEKSİN!

 

arı bir sesssizlik duruyor

şiddetimizin armaları arasındaki uzaklıkta

gövdenin demir çekirdeği

kalkan teninin altında

sana okunaksız bana saydam giz

içindeki uğultunun izini sürüyorum

bir açıklığa  taşıyorum ele vermez yerlerini

harabeler diriliyor

heykeller tamamlanıyor

kendi kehanetinden büyülenmiş gözlerimin önünde

başka çağlara gidip geliyoruz

aşk tanrısı için

seviştiğimiz ve uyuduğumuz sahillerde

aşkın kaplan ve yılan düğümüyle

 

öpüyorum seni boynundaki yaradan

iniyorum kaynağına

aydınlanmış yanların ışığa çıkıyor

dokunuşlarımın parıltısında

düğümlü mendilin,gümüş zincirin

sımsıkı mühürlediğin bütün kilitler

çözülüyor avuçlarımda

 

tılsım tamamlanıyor

ortaçağ kentlerinden geçiyoruz dönüşte

indiğim kaynakların mezhep değiştiriyor

zamanın ve uzamın kilitlendiği kara kutuda benim kelimelerim

tılsım tamamlanıyor

dudaklarımdan sızan  erkek sütünün kara büyüsüyle

sevgilim,oluyorsun

uyuyor ve yıkanıyoruz ay ışığında

bakıyorum güneş iniyor yüzünün alacakaranlığına

 

Adın yoktu tanıştığımızda

eksiğinide duymadık

bazen bir rüzgarı,bazen birkaç zeytini

adının yerine kullandık

 

Adın yoktu tanıştığımızda

sonra da olmadı

çünkü başka biri oldun zamanla 

 

Şimdi adın var

Şimdi ruhumun sislere sarılı derinlikleri

yükseliyor ve tehdit ediyor

kıstırılmış varlığımın bütün cephelerini

yüzümün pususunda geziyor

sularda bilenmiş bıçaklar

uyandırılmış acılarım,bulanmış sarnıcım

etimle ruhum arasında çelişen ilke

geri döndü bana

kendi ellerimle kurduğum kara büyüden

içimdeki tarih bitti

siliyorum bir aşkı var eden her ayrıntıdaki parmak izlerini

ve şimdi adın var

ve şimdi

ikimizin vaktinde

intikam saati geldi

 

OMAYRA,bu adı verdim sana

                                                          devam edecek..............

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

2/5/2007 - Effulia-RA

Kategori: resimli siirler

  sen

güneşi mesken tutan deniz kızı

benden öğrensin herkes varlığını

benden bilsin en okyanus sevdayı

 

sen effulia-RA

güneşin doğduğu yerde

tanrıyı arayıp

battığı yerde

tanrıyı bulanların ırkındansın

 

güneşin ilk ışınlarına

ilk defa yemin ettim

ateş közlerinde kaldı yüreğim

ve sen

ilk kıvılcımıydın destan gülümsemelerin

rüzgarın ateşi öptüğü  yere

ismini verdiler

ve ben

güneşin ilk ışınlarına

seni sevdim dedim

seni sevdiğime dair yemin ettim effulia-RA

 

dicle ye sevdalı ozanlar

sürüldüler

lanetlendiler topraklarından

gül ve bülbül yuvası asma bahçelerinden

sürgünlerde büyüdü ezgiler

ve imgeler

ve kelimeler

yıllardır o lanetin altındayım

ah Tamara dedim

ah Xece dedim

ah Zin dedim

şimdi lanet kalktı

sürgünlerden döndüm

kuşlar kadar özgür

maviler kadar tutkunum sana effulia-RA

 

yanılmazım bugün

barışa ve aşka dair

her sevişim bir öpücük kadar

masum

her aşkım

dicle kadar asi ve akıcı

bereketli ve umut dolu

ve umudum sensin effulia-RA

 

her esmerin ve beyazın

gölgesi siyahtı

ben gölgenden tanıdım seni effulia-RA

dicle gölgesizdi biliyorum

gölgesini surlar almıştı

sen effulia-RA

gölgesiydin diyarbekirin

sınırlara inat

sınırsızlığa hasret

 

güneş omuzlarından yükselir şafağa

ve sen

güneşten önce doğarsın umutlarıma

gün boyu aydınlığına sığınırım

kamaşmalarını severim gözlerimin

aydınlığını severim effulia-RA

sen aydınlığımsın effulia-RA

 

aşksın

sevdasın

Hayyam gözüyle vurgunduk şaraba

ve cihana

tanrının günah hilesine gelmeyeceğim

daha çok koşacağım güneşe

daha çok ve daha sıkı

tutacağım senin elinden effulia-RA

 

güneşe şarabı sunanlar

kovuldular cennet bahçelerinden

asaletlerini aldılarinsanlıktan taraf

işte

asalet asilikten doğar o günden beri

ve ben asi gözlerini sevdim effulia-RA

asi gözlerinde şarabı sevdim effulia-RA

bir de neyi sevdim biliyor musun

dudakların şarap ıslaklığındayken

güneşe karşı öpmeyi sevdim

 

ulaşmak için sana

güneş sahillerinde yürüdüm

ayaklarım şişinceye kadar

çatlayıp kanayıncaya

yaralar kabuk bağlayıncaya

kabuklar atıncaya kadar yürüdüm

yürüdüm yürüyünceye kadar

yürüdüm sana varıncaya kadar effulia-RA

sınırlara inat

sınırsızlığa hasret

                                                            sadun ERTAŞ

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

23/4/2007 - SORAMADIM....Sana soramadım kara gözlü güzelbakan çocuk...hiç ce

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

...AMA HALA COK GUZEL HAKKINDA KONUSMAK SENİN

Bağlantılar

• Ana Sayfa
• Profilim
• Arşiv
• e-posta

Kategoriler

Arkadaşlarım

• yalnizligaserenat
• cansuyu571